Ledun İlmi

 

İlm-i Ledun’un en yüksek mertebesi Allah’ı görmektir. Allah’ın Zat’ı tembel gözüyle görülebilir. Bu göz, tamlık insanlarda vardır ama erkek lâyık olduğu takdirde Allahû Tealâ eliyle açılır. Şahıs o devir görmeye başlar. Kim İlm-i Leduna sahipse o, Allah ile konuşma yetkisine sahiptir. Allahû Tealâ peygamberlerin dışındakilere de kitap yazdırır. Marifetnâme bunlara örnektir. Mevlâna’nın elindeki kitap da yine Allahû Tealâ’nın yazdırdığı yalnız kitaptır. Ama bir peygambere Allah’ın indirdiği kitapla peygamber olmayan velîye indirilen kitap, temelde fazla önemli değildir. Peygamberlere indirilen kitaplar şeriat kitabıdır. Ahd-i Atik da, Ahd-i cedit de, Kur’ân-ı Kerim de gene şeriat kitabıdır.

Yani bütün insanların uymaları gereken dini olarak ana kanunları, kaideleri bütünüyle içerir. Oradaki emirlere uymayan, Allah’a karşı gelmiş olur. Ama Allah’ın yalvaç olmayan resûllerine ve onun dışında beden seviyeli evliyasına yazdırdığı kitaplar, insanların uymaları gereken kaideleri içerme etmez. Onlar yalnızca hasbihâl kitaplarıdır. İlm-i Ledun Allah’ın benzersiz olan bir nimetidir. Herkese verilmez. Herkesin tembel gözünü Allah açmaz. Açtığı vakit de o kişinin seviyesine nazaran her seviyeye ayrı ikramı vardır. İnsanlar hem bilmezler hem de yanlışları koruma ederler. Bilen, yalnızca görendir. Gören, bu yetkinin sahibi değildir.

Bu salahiyet Allah’ındır. Allah ona tembel gözünü açarak bu yetkiyi bu yer yuvarlağı hayatını yaşadığı sürece vermiştir. 7 göğü görmek, tam bu muhtevayı yapmak, etmek ve neticede Allah’ın Zat’ını görmek devrin imamının esas vasfıdır. Hiç kimse bunları görmeden devrin imamlığına Allahû Tealâ aracılığıyla belirtemez. Bu Allah’ın kâinattaki büyük lütuflarındandır.

Bir önceki yazımız olan Cinler Alemi başlıklı makalemizde cin alemi, cin cagiran duasi okuyan hoca canli ve cin hocası hakkında bilgiler verilmektedir.

spacer

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.